Window to the Sea & Azizler – Mini İnceleme Serisi 6

Window to the Sea – Miguel Ángel Jiménez

Sayılı günler, ölüme yakınlık, deniz, kum, güneş ve yanlış zamanda gelen aşk… Denize Açılan Pencere (Window to the Sea)’yi özetleyecek yegane kelimeler bunlar. 55 yaşında kanser olduğunu ve sayılı günlerinin kaldığını öğrenen Maria, tedavisini aksatmayacak şekilde arkadaşlarıyla belki de son kez bir tatil planı yapıyor ve Yunanistan’ın minik adalarından birisine seyahat ediyor. Orada tanıştığı bir denizciyle ilerleyen arkadaşlığı zamanla yerini aşka bırakıyor ve Maria’nın hayatına ve kalan zamanında hayattan beklentilerine karşı bakışı tamamen değişiyor. Oğlunun ve çevresinin baskılarına rağmen son günlerini hastane köşelerinde yaşamaktansa, geç bulduğu aşkını sayılı vaktinin kaldığı günlerde tadını çıkararak yaşamayı istiyor. Window to the Sea, iddiasız, sade ancak bir o kadar da içten bir film. Hiçbir şekilde duygu sömürüsü yapmayan, klişelere bulaşmayan, entrikalara ilişmeyen tertemiz bir yaşam, ya da ölüm öyküsü. Yarattığı karakterler, yaz atmosferi, olgun sinematografisi ve içten tavrıyla kesinlikle hafızalarda yer bırakacak bir drama. Hayatın tam içinden, bir anda başlayan ve bir anda biten bir film. Bu yönüyle filmin geçtiği toprakların efsane yönetmeni Theo Angelopoulos’un efsanesi Sonsuzluk ve Bir Gün’ü de sık sık hatırlıyoruz filmi izlerken… Sadeliği ve yaz filmlerini sevenler için çok keyifli bir seyirlik.

7.5/10

Azizler – Taylan Biraderler

Vavien’in ardından derin bir sessizliğe gömülen Taylan Biraderler, pandemi zamanında belki de talihsiz bir dönüş yapıyor sinemaya. Normalde sinema salonlarında vizyona sokmayı planladıkları yeni filmleri Azizler’i, pandeminin getirdiği belirsiz koşullardan ötürü Netflix’e satmak zorunda kalan ve seyirciyle olan 12 yıllık perde hasretlerini Azizler’le sonlandıran Taylan Biraderler için Netflix bir anlamda iyi, ancak birçok anlamda talihsiz bir tercih olmuş şahsi fikrimce. Çünkü Azizler herkese hitap eden bir film değil. Ancak Netflix herkese hitap etmeyi kendisine düstur edinmiş bir platform.

Azizler, yalnızlığa dair söyleyeceği bambaşka şeyleri olan 4 karakterin etrafında dönen bir durum komedisi. Yalnızlığı arzulayan, yalnızlıktan ötürü kafayı yiyen, yalnızlığı kabullenen ve yalnızlığını reddeden bu karakterlerin birbirleriyle olan ilişkileri, karakterlerin kendileriyle olan ilişkileri Vavien’de olduğu gibi satirik bir tarzla anlatılıyor. Film, komik olmaya çalışmadığı için bir komedi filmi izlediğini zannedenler için hayal kırıklığı yaratacak, karakterleriyle bağ ya da empati kurabilen izleyiciler içinse çok keyifli dakikalar geçirtebilecek çok kişisel bir yapım. İyi tasarlanmış mekanlar, sahneler ve şahane oyunculukların eşlik ettiği “yalnız” bir film Azizler. Belki de Vavien gibi gittikçe değeri anlaşılacaktır, kim bilir? Netflix’in yarattığı beklentinin altında ortalama izleyicinin yerden yere vuruşu Azizler için talihsiz bir karar ne yazık ki…

Ha bir de: Filmin ses kurgusu rezalet. Film boyunca onlarca kez ses ayarı yapmak zorunda kalmak gerçekten eziyet. İyi ki sinemaya gelmemiş, yoksa böyle kötü bir ses kurgusunu sinemada deneyimlemek kulaklarımız için çok acımasız bir tecrübe olabilirdi.

7.5/10

Puan
  • 7.5/10
    Window to the Sea - 7.5/10
  • 7.5/10
    Azizler - 7.5/10
7.5/10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir