Mein Ende Dein Anfang, Berlin Alexanderplatz & Hayaletler – Mini İnceleme Serisi 4

Mein Ende Dein Anfang – Mariko Minoguchi

Anlatım tarzının orijinalliğiyle kendisine bağlayan ve keyifli bir aşk (yer yer suç) öyküsü izleten Mein Ende, Dein Anfang 1988 doğumlu genç yönetmen Mariko Minoguchi’nin ilk uzun metraj filmi. Yarattığı romantik kurgunun özelinde kaderi, kaderciliği ve tesadüflerin varlığını tartışan genç yönetmen, karakterlerini fazlasıyla masum, sade ve doğal olarak bizlere sunuyor. Nora ve Aron’un yarım kalmış, hayal kırıklığıyla dolu aşklarının öyküsünü travmatik olayların objektifinde kendine has sorgulamalarıyla ve güçlü bir anlatımla izleyicisine aktararak filmin etkileyiciliğini arttırıyor ve finaliyle de yarattığı bu orijinal kurguya tatmin edici bir son veriyor. Bir ilk film için fazlasıyla başarılı iş ortaya koyan genç yönetmen, bir sonraki filmi için şimdiden merak ettiriyor.

7/10.

Berlin Alexanderplatz – Burhan Qurbani

Baştan sona sarsıcı, cesur ve sert. Berlin Alexanderplatz, çok uzun bir serüven. Alfred Döblin tarafından kaleme alınan 1929 yapımı romanın modern bir adaptasyonunu sinema perdesine aktaran yönetmen Burhan Qurbani, romanın temel unsurlarına sahip çıkarak yepyeni bir öykü yaratıyor. Almanya’ya mülteci olarak gelen Francis’in Almanya yeraltı dünyasına girişini ve bu dünyada yavaş yavaş yükselişini ana tema olarak seçen Qurbani, bu hikayenin ötesinde ırkçılığa, suça ve varoluşa dair uzun sekansları barındıran çok katmanlı bir öyküyü kurguluyor. Tüm bunların yanında, Qurbani öyle bir kötü karakter yaratıyor ki, sinema tarihine geçecek cinsten. Albrecht Schuch’un canlandırdığı Reinhold karakteri gerçekten çok iyi yazılmış, çok iyi oynanmış harika bir kötü. Filmin tüm spot ışıklarını üzerinde toplayan ve filmin en önemli unsuru haline gelen Reinhold, çok uzun zaman boyunca unutulmayacak orijinallikte bir iş.

Berlin Alexanderplatz, anlattığı şeylerle ve onları çok nitelikli anlatışıyla 3 saatlik öyküsünü izleyicisini bir an olsun sıkmadan noktalıyor. Neon renklerin ön plana çıktığı ve hareketli kameranın çoğu kez sinematografik anlamda çeşitlilik kattığı film, teknik anlamda da oldukça iyi. İçerdiği rahatsız edici sahneler çoğu izleyiciye göre olmasa da, filmin büründüğü cesur atmosfere de apaçık rahatsız edicilikte sahneler yakışırdı.

8.5/10

Hayaletler – Azra Deniz Okyay

Azra Deniz Okyay’dan, rantlarla ve rantların gölgesinde kentsel dönüşümlerle bezenen bir “Yeni Türkiye” alegorisi. İstanbul’un kenar mahallelerinde, kalın enseli inşaat firmalarının halkın üzerine kabus gibi çöküşünün dört farklı karakterin gözünden anlatıldığı Hayaletler, Türkiye gerçeklerini abartıya kaçmadan ama sözünü de sakınmadan gayet yalın bir şekilde anlatıyor. Türkiye genelinde meydana gelen elektrik kesintisinin yaşandığı günde geçen film anlattığı çok kısa zaman diliminde bile dört karakterinin gözünden o kadar fazla trajediyi gözler önüne seriyor ki, Türkiye’de alt sınıfın ne denli fazla derdi olduğunu bir kez daha görüyoruz. Başından sonuna kadar izlemesi keyifli, eleştirisi bol, oyunculukları fazlasıyla başarılı bir Türk yapımı. Azra Deniz Okyay’ın da bu düşük bütçesine rağmen oldukça iyi kotardığı uzun ilk metrajının ardından gelecek olan yeni işleri kesinlikle izlemeye değer olacaktır.

7.5/10.

Puan
  • 7/10
    Mein Ende Dein Anfang - 7/10
  • 8.5/10
    Berlin Alexanderplatz - 8.5/10
  • 7.5/10
    Hayaletler - 7.5/10
7.7/10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir