7YÜZ 1.SEZON 5.BÖLÜM(REFAKATÇİLER) – İNCELEME

Dizi ya da filmlerde beni daha izlemeden etkileyen birkaç konu var. Biri de yaşlılık ve yaşlı insanların içinde bulunduğu yalnızlık durumu. Bu konunun ben hariç birçok insanı da etkilediğini düşünüyorum. Yaşlı ve yalnız birini merkeze alan herhangi bir yapım zaten konusal açıdan hedefi tutturmayı başarıyor. İçine çok kaliteli olmayan oyunculuklar, duygusal müzikler, ayrı kaldığı çocuğuyla barışan ana karakter de eklenince beğenilmemesi zor bir hale geliyor. Tabi bir de bu konunun mükemmel oyunculuklarla donatılmış, her türlü duyguyu her şekilde hissettirmiş ve sonunda içinize deyim yerindeyse taş oturtmuş versiyonları var. Bunlardan birisi de bana kalırsa Refakatçiler ismini taşıyan yeni 7Yüz bölümü.

Konudan az önce bahsettim zaten. Yalnız yaşayan Serhat Göktuğ’a gelen bir zarfla başlayan bölüm, bize yavaş yavaş karakteri tanıtmaya başlıyor. Yaşlı, klasik, huysuz ve kendisine yardım eden apartman görevlisi Alihan dışında kimsesi olmayan Serhat, bir gün yolda düşüp hastaneye kaldırılıyor ve olaylar da bundan sonra gelişiyor. Serhat fiziksel anlamda hasta, bunu görüyoruz. Dizi bununla yetinmiyor ve ölen karısını bize göstererek paranoya ve şizofreniyi de hissettirmeye başlıyor. Ve tabi bir de fotoğraftan gördüğümüz bir oğlu var..

Ölen karısı Vildan ne zaman Serhat’ın yanına gelse onu eleştirmeye başlıyor. Hastanede, evde.. Sürekli eleştiriyor. Çayın altını kapatması konusunda uyarırken bile küçümsüyor Serhat’ı. Serhat’ın aklında ise tek bir soru var: Vildan’ın geliş amacı. Bunu da hastanedeyken soruyor zaten:

‘Beni götürmeye mi geldin? Hani gelirler ya hep öteki taraf için?’

‘Sen refakatçileri diyorsun, hayır ben o yüzden gelmedim.’

Ben de merak etmiştim Vildan’ın neden geldiğini. İlerleyen sahnelerde sürekli belirmesi de merakımı hep arttırdı.

Dizide gelişen birtakım olaylardan sonra kredi kartı soyguncuları tarafından dolandırılan Serhat, Alihan’la beraber suç duyurusunda bulunuyor ve aldığı tavsiyeler üzerine; yaşlıları evlerine kadar takip edip paralarını çalan adamlardan korktuğu için maaş kartını kartını Alihan’a veriyor. Alışverişlerini de Alihan’ın oğluna yaptırıyor. Bütün bunlar olurken Vildan tabi ki hala hayatımızda. Serhat’ı ‘Savcı haklıymış bak şu dışardaki adam senin yalnızlığını gördü ve evini izliyor paranı çalacak’  tarzı cümlelerle korkutuyor, Serhat’a onu ikilemlerde bırakacak şeyler söylüyor ve birinin sonucunda da Serhat’ın arası hem Alihan’la hem de Alihan’ın oğluyla bozuluyor. Bunun sonucunda Vildan’ın hayaliyle kavga eden Serhat, ona onun geliş amacını anladığını, kendisinin yalnızlığını ve çaresizliğini görmeye geldiğini düşündüğünü söylüyor. Alihan’la arasını bozduğunu söylüyor. Vildan da Serhat’a onun her zaman böyle olduğunu, insanları anlamadan dinlemeden davrandığını, kendi oğulları dahil herkesi kendinden uzaklaştırdığını söylüyor. Alihan’dan da kopan Serhat şimdi gerçek anlamda kimsesiz kalıyor ve Vildan’a sürekli onu da öteki tarafa götürmesi için yalvarıyor. Vildan da geliş amacının bu olmadığını, onu götürecek kişinin kendisi olmadığını söylüyor.

Vildan ve Serhat çiftinin oğulları Okan hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. Ressam olmak isteyen ve İtalya’dan burs kazanan Okan; babası izin vermediği için mühendis oluyor çalışmaya Rusya’ya gidiyor ve bir daha asla babasını aramıyor. Aramamasının asıl sebebini de bölümün sonundaki muhteşem sahneden öğreniyoruz.

Bölümün geneline bakacak olursak şu ana kadarki belki de en iyi 7Yüz bölümü diyebiliriz. Yaşlılık ve yalnızlık psikolojisi o kadar gerçek ve doğru anlatılmış ki; hemen herkesin oturduğu binada Serhat gibi olan en az bir komşusu vardır belki. Paranoyaklığın bu denli normal şekilde yansıtılabilmesi ve bizi de korkutabilmesi için ancak gerçek bir paranoyak insana ya da Genco Erkal’a ihtiyaç varmış. O kadar içten o kadar çaresiz oynamış ki; sondaki zarf sahnesinde hepimizi duygulandırmayı başarıyor.

Vildan’ın geliş amacına bakacak olursak; ses benzerliğine ve konuşmalara odaklanmamız gerek. Vildan-vicdan çağrışımı ve Vildan ile Serhat’ın çekişmeli konuşmaları bize Vildan’ın aslında Serhat’ın savaşmaya çalıştığı ve sonunda teslim olduğu vicdanı olduğunu gösteriyor. Bölümün başından sonuna kadar kendi vicdanıyla kapışma halinde olan Serhat anlamadan dinlemeden çıkışlar yapsa da sonunda kendiyle ve vicdanıyla yüzleşiyor.

Duvar kağıdı ise bana kalırsa geçmişe dair unutmak istediği her şey. Bu da bir nevi oğlu Okan. Oğlunun o duvara boyadığı kuş resminin üzerine yapıştırdığı duvar kağıdı her seferinde sökülüyor ve Serhat her seferinde onu çıkarmak yerine uğraşarak geri yapıştırıyor. Bir kez olsun kağıdı söküp altına bakmıyor, her seferinde üstünü örtmeyi seçiyor.

Zarfın gelişiyle başlayan bölüm zarfın açılmasıyla sona eriyor. Oğlundan haber almayı hem çok isteyen hem de korkudan ve bencillikten hiç istemeyen Serhat sonunda ondan haber almak için elçiliğe yazdığı mektuba cevap olarak gelen zarfı açıyor. Vicdanıyla uzun bir konuşma yapan ve vurucu şekilde yüzleşen Serhat’ın aslında oğlu için çok fazla çabalamış olduğunu görmemiz oldukça etkileyici. Genco Erkal çaresiz ve yalnız adamı o kadar iyi oynamış ki; ölmediği her saniye için çektiği acıyı siz de ekran başında çekiyorsunuz.  Tilbe Saran’a da diyecek söz yok. Alihan karakteri ve onun oğluyla olan kavga sahnesi de inanılmaz gerçekçiydi. Serhat’ın tamamen kimsesiz kalışı, dışardan nasıl göründüğü, Alihan ve oğlunun inanılmaz doğal olan tepkileri muhteşemdi.

Belki de hepimizin yaşayabileceği bir durumu tüm çıplaklığıyla anlatan, yaşlılığı, yalnızlığı ve paranoyaklığı en doğal haliyle göz önüne seren Refakatçiler için, 7Yüz’ün en iyi bölümü denilebilir. İzleyin, izlettirin.

 

 

  • 8/10
    Yönetmenlik - 8/10
  • 8/10
    Senaryo - 8/10
  • 7/10
    Sinematografi - 7/10
  • 9/10
    Oyunculuklar - 9/10
  • 8/10
    Müzikler - 8/10
  • 9/10
    Diyaloglar - 9/10
  • 8/10
    Kurgu - 8/10
  • 7/10
    Kostüm-Dekor - 7/10
8/10

Özet

+Muhteşem oyunculuklar
+Konu ve kurgu
-Klasik başta gelen zarfı sonda açma klişesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest