MANDY – İNCELEME #filmekimi2018

İzleyişimin üzerinden günler geçmesine rağmen halen kabullenemediğim sıradışı bir film Mandy. Henüz sinemaya yeni giriş yapmış yönetmen Panos Cosmatos’un dikkatleri üzerine çekmek için üzerinde büyük emeğin olduğu belli olan, gereksiz bir fetiş filmi.

Nicolas Cage’nin oyunculuk kariyerini kurtarmak adına son dönemlerinde festival filmlerinde oynamayı tercih ettiğini biliyoruz. Mandy’de de karşımıza çıkan Nicolas Cage, bu sefer eleştirmenlerden de abartılı bir şekilde iyi yorumlar alarak filme dair beklentimi arttıran en önemli unsurlardandı. Filmdeki renk kullanımı da ilgimi çekmeyi başarınca filme gitmeye aniden karar verip sinemadaki yerimi almıştım.

 

 

Beklentim, yavaş ilerleyen, bol şiddetli, karanlık, az ve öz diyaloglu, sarsıcı bir intikam filmi izlemekti.

Bulduğum, aşırı yavaş ilerleyen, bol şiddetli, gözleri kanatacak kadar filtreli görüntüleri olan, az ama sinir bozucu diyaloglu, utandırıcı bir intikam filmi oldu. Son zamanlarda sinirleri en çok bozan, bu anlamda da kült olmayı kesinlikle hak eden bir film Mandy.

Film boyunca saçma sapan fetişist, sadistik edebi eserlerden alıntılarla örmeye çalıştığı diyaloglar, yarattığı karakterlerin olağanın dışına çıkması için aşırı yapaylaştırılışı, sinir bozucu komiklikte olaylar ve tüm bunlar olurken filmin sanki zamanı durdururcasına yavaşlamış oluşu. Bir de üstüne, 80’lere saygı duruşu yapıyoruz ya güya, aşırı filtre kullanımıyla birlikte canlı renkler o kadar abartılı durumda ki, filmin sinematografisi iyi olmasına rağmen izleyiciye görsel anlamda bir tatmin sunmuyor. Sanki film, tamamen izleyicinin sınırlarını zorlamak, sabrını sınamak, sinirden kudurtmak adına tasarlanmış bir kişisel tatmin ögesi.

Yarattığı kurgudan, karakterlere filme dair her şey 80’ler korku ve aksiyon filmlerine gönderme. Klişelerin abartılı kullanımı, diyaloglardaki absürtlük, karakterlerin aşırı karikatürize davranışı… Ancak Mandy, tüm bunları yaparken kendi stilini korumaktansa, tabiri caizse aptal bir tarza bürünüyor. Sinemadan çıkarken, keşke 3.sınıf bir Nicolas Cage aksiyon filmi izleseydim de bunu izlemeseydim diyorsam, bu kesinlikle Panos Cosmatos’un başarısızlığıdır. Çünkü kendisi yalnızca marjinalitenin doruklarında dolaşarak fetişist tavırlarla kendisini entel ve birikimli zanneden, farklı bir şey gördüğü anda ona bir mana yükleyen; marjinal olan her şeye balıklama atlayan ortalama bir festival jürisine ve eleştirmenlerine hitap ediyor.

Mandy, hiçbir şekilde bir sanat değil. Bir sanat filmi değil. Bir film değil. Bir görsel şov da değil. Mandy, bomboş, hastalıklı bir “dünyaya atarlı” black metalci tatmini. Yazık.

Puan
  • 3/10
    Sinematografi - 3/10
  • 7/10
    Ses ve Müzik - 7/10
5/10

Özet

Mandy, hiçbir şekilde bir sanat değil. Bir sanat filmi değil. Bir film değil. Bir görsel şov da değil. Mandy, bomboş, hastalıklı bir “dünyaya atarlı” black metalci tatmini. Yazık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest