İçeriğe geç →

A HERO – İNCELEME #filmekimi

Asghar Farhadi. Tüm inceleme bu kadar bile olabilir.

Rastgele izleyip yüzde yüz harika çıkacağına güvenilen birkaç yönetmenden bir tanesi. Altın Palmiye, Altın Küre, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına sahip muhteşem bir yetenek.

Anlatacak derdi olan coğrafyaları ve bu coğrafyaların yetiştirdiği yönetmenleri her zaman bir adım daha önde görmem sebebiyle en sevdiğim yönetmenlerden biri olan Farhadi, zaten oldukça başarılı örnekler sunan İran sinemasını altın dönemlerine taşıyan harika bir yönetmen, senarist ve belki daha birçok yeteneği kendinde barındıran harika biri. Kendine ve filmlerine herkes o kadar güveniyor ki herhangi bir siteden herhangi bir filminin sinopsisini okuduğunuzda zaten tüm filmin konusunu baştan aşağı görüyorsunuz. Çünkü hikâyeyi anlatış şekli epik ve her şeyi bilmenize rağmen büyük sürprizlerle dolu. Adam kendine o kadar ama o kadar güveniyor ki; bir sürü yönetmenin karşısına geçip tüm senaryosunu bütün detaylarıyla anlatabilir. Nasılsa kimse asla onun tarzının ve etkileyiciliğinin kıyısından bile geçemez.

Bir Kahraman da bize her zamanki gibi muhteşem akışıyla her gün görebileceğimiz insanları anlatıyor. Her zamanki gibi asla tek bir insan yok. İyi, dürüst, namuslu, yalancı kalıplarına sokulup film boyu o kalıbı korumaya çalışan aşırı bayıcı karakterler yok. Direk İNSANLAR var. Gerçek insanlar. Herkes yeri geldiğinde dürüst, kuyruğuna basıldığında vahşi, kendi hayatında kahraman, başkasınınkinde sinsi. Sizin hayatınızdaysa hepsi bü-yü-le-yi-ci. Ben bugün bir şey izledim, ben bugün ne izledim böyle diyebileceğiniz bir hayatın kahramanları.

Her filmini olduğu gibi bunu da çok rahatsız izledim. Titane bile bunun yarısı kadar rahatsız edebildi beni (yeri gelmişken Titane 10/10 ama konumuz A Hero). Nereye kadar gidebilir senaryolarında (Black Mirror-Crocodile ya da Yetenekli Bay Ripley’i kastetmiyorum) resmen ders olarak okutulması gereken bir film. Herkese hak verdirme işlerinde üstüne tanımadığım Nuri Bilge’nin başka bir versiyonu Farhadi. Ağzını açmasa dahi, tamam bu karakter de haklı diyorsunuz. Altınları çaldığı belli olan kadına bile hak veriyorsunuz, vermek istiyorsunuz. İnsanlığa ve insanlara bakışın gerçekçiliğinin süzgeçten geçirilip bize sunulmuş hali A Hero.

Hayatın İçinden Bir Film

Konusundan bahsetmeyi de unutmayayım. Borçlarını ödememesi sebebiyle hapis yatan Rahim Sultani adlı karakterin üç günlük izninde sevgilisinin bulduğu altınları sahibine ulaştırmaya çalışması fakat bunu yaparken herkesi bir ikileme sokması anlatılıyor. Rahim de aslında hepimiz gibi çünkü. Altınlarla ilgili ilanı verirken altına ailesinden biri yerine cezaevinin numarasını yazması belki övülmek istemesinden belki de garanticilikten. Net bir fikriniz olmuyor zaten bu filmleri güzel yapan da bu.

Cezaevindeki sakallı diğer mahkumla ettiği sohbet ve kavga, Farkhondeh’in saf aşkı ve bu uğurda tanıdığı adam için her şeyi göze alması, plaketi sürekli gezdirmeleri, Rahim’in bir sanatçı oluşu ince ince tasarlanmış detaylar. Eğer bana haksızlık yapıldıysa, herkese yapılır diyen taksici de mükemmel (Kış Uykusu Necla ve Aydın’ın kahvaltıda kötülük yapana fırsat verme sohbetiyle birleştirirseniz iki filmin de inanılmaz halleri sizi tekrar etkiliyor). Bu noktada alacaklı olan Behram’ın da aslında haklı olduğu gerçeğini de asla göz ardı edemiyorsunuz. Ve her olay da sonunda dönüp dolaşıp çıkarlara bağlanıyor. Herkes pragmatist şekilde yaşıyor ve aslında bu o kadar gerçek ki; hak vermeden bağımsız şekilde düşünüldüğünde bile bu gerçeklik zaten sizi uzun süre düşünmeye sevk ediyor.

Rahim rolündeki Amir Jadidi destansı oynamış. Bütün oyuncular muhteşem fakat Rahim ve Farkhondeh ayrıca belirtilmeli.

Beğendiğim çoğu filme izleyin derim. Fakat bunu en az iki kere izleyin. İzleyin ve insanların maddi manevi olaylar üzerinden çıkan çatışmalarının gerçekliğini, küçük başlayıp dağ gibi büyüyen ve altından kalkamadıkları entrikalarının – ki bu da hak vermek istediğiniz noktada haklı gördüğünüz karakterin belki iyi niyetli olduğundan entrika çeviremeyeceğini düşünmek konusunda bir kapı açabilir –  ne kadar ilerleyebileceğini görün. Yeri geldiğinde – ya da bu filme göre gelmediğinde – insanların büyük balıkların ligine çıkıp birden yutulmalarını bazen keyifle, bazen korkuyla bazen endişeyle ama çoğu zaman da tanıdık bir şaşkınlıkla izleyin. İzlerken de kendinizi düşünün. Neler yapabileceğinizi, size neler yapılabileceğini, haklılıkları, haksızlıkları ve kısaca hayatı tekrar tartmanıza belki yardımcı olur.

  • 10/10
    Yönetmenlik - 10/10
  • 10/10
    Sinematografi - 10/10
  • 10/10
    Oyunculuklar - 10/10
  • 10/10
    Senaryo - 10/10
  • 10/10
    Kurgu - 10/10
  • 10/10
    Diyaloglar - 10/10
10/10
Sending
User Review
10/10 (1 vote)

Kategori: Film İncelemeleri İncelemeler

Yorumlar

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.