Filmekimi 2019 – Gün 2: Gloria Mundi, Ve Sonra Dans Ettik, Yeni Baştan, Monos, Matthias & Maxime

Gloria Mundi

Yoksulluğu temel alan, buram buram bir Fransız filmi. Fransa’nın kenar mahallelerinde geçen ve başından sonuna bir geçim derdini kendine konu edinen Gloria Mundi, senenin ‘sıradan’ sayılabilecek filmlerinden bir tanesi. Fransız filmlerinin kendine özgü her ögesini içinde bulunduran, bol diyaloglu, fazlasıyla entrikalı ve kendini izleten kurgusuyla izleyicisine yeni bir şey sunmasa da, onu etkilemeyi başaramasa da kendisini keyifle izleten bir film. Karakterlerin sıradanlığı, senaryonun yavanlığı filmin temposunu zaman zaman düşürse de, salondan hayal kırıklığıyla çıkmıyoruz elbette. Yine de, günler sonra hatırladığınızda “Ne filmdi ama!” diyebileceğiniz bir etkiye sahip değil. Yoksulluk üzerine, alt sınıf üzerine seyirlik bir film. 6/10.

Ve Sonra Dans Ettik – And Then We Danced

Senenin en iyi işlerinden bir tanesi daha. Levan Akin, her saniyesiyle, takdire şayan bir cesaretin ürünü olarak bizlere başyapıtını tanıtıyor. Gürcistan’ın ‘gelenekçi’ toplumunu kendisine temel alan ve bunu yaparken de izleyicisini an be an heyecanlandıran mükemmel bir film Ve Sonra Dans Ettik. Mavi En Sıcak Renktir’den sonra bu kadar samimi, bu kadar bizden bir film izlemek insanı keyiflendirmekle kalmıyor; uzun süre de hafızalardan çıkmayacak bir öyküyle; karakterlerle tanışmış da oluyoruz. Şahane diyaloglarıyla, klişesiz ve fazlasıyla doğal olay örgüsüyle, hareketli kamerasıyla; sinematografisiyle ve oyunculuklarıyla eksiksiz bir film. Kesinlikle görülmeli ve şahit olunmalı. 9.5/10

Yeni Baştan – La Belle Epoque

Yeni yönetmen Nicolas Bedos, tipik bir Fransız eğlencesiyle karşımızda. Eşiyle olan şiddetli geçimsizliğinden ötürü, gençliğindeki heyecanlı aşık yıllarını fazlasıyla özleyen ana karakterimizin yan karakterlerin yardımıyla kendisini yeniden bir ‘film seti’ içinde de olsa; eşiyle ilk tanıştığı yıllarda, vakit geçirdiği mekanlarda buluvermesini kendisine konu edinen film; başından sonuna kadar izleyicisini bir an olsun bile sıkmıyor. Filmin bütününü kaplayan Fransız romantizmi tam anlamıyla klişeler yumağı olsa da; renkli karakterleri; keyifli diyaloglarıyla hiç de fena vakit geçirtmeyen bir film. Salondan çıktıktan sonra zihinlerde pek bir etki bırakamamış olmasa da, izleyenini pişman etmeyecek sıcak bir Fransız işi. 6.5/10

Monos

Alejandro Landes’in yönetmen koltuğunda oturduğu Monos, senenin en farklı işlerinden. Dağların tepesinde, askeri üs diyebileceğimiz bir yerde 8 çocuğun kurduğu mikro düzeydeki askeri düzenin sorumluluğu bir Amerikalı rehineyi ve bir ineği korumak. Ancak hikayesini güçlü bir şekilde Golding’in Sineklerin Tanrısı’na yaslayan Landes, kurgusuyla işleri çığrından acele etmeden; fazlasıyla temposuz bir şekilde çıkarıyor ve filmini Sineklerin Tanrısı’nın acımasızlığının çok daha ötesinde, bambaşka bir vahşet boyutuna konumluyor. Cesur sahneleri, çocukların inanılmaz oyunculuk performansları, siyasi alt metni, filmin izleyicisini her geçen dakika daha da fazla rahatsız eden temposuz; gergin ve acımasız kurgusuyla ve teknik anlamda üst seviyede kurtarılmış sahneleriyle akıllarda kesinlikle yer edinecek bir film Monos. Özetleyecek olursak: Sineklerin Tanrısı temalı Kolombiya ve Amerika eleştirisi. 7.5/10

Matthias & Maxime

“… Donovan” işiyle tüm sinema dünyasının eleştiri oklarının hedefi haline gelen ve kendisini aykırı bir yerde konumlayan Xavier Dolan, son filminin üzerinden çok fazla bir zaman geçmeden –belki de o filmin yarattığı enkazı hemen kurtarma amacıyla- yeni filmi Matthias & Maxime ile karşımıza çıkıyor ve özüne dönüyor. Dolan filmlerinden alışılageldiğimiz üzere yine tipik bir eşcinsel aşkını; çarpık ilişkileri; sorunlu insanları ve havadaki depresifliği kadrajına sığdıran Dolan; 2 saat boyunca bizlere kendi sinemasına dair yeni hiçbir şey sunmadan; önceki filmlerinden hazırlanan bir kolajı izletiyor gibi. Tanıdık yüzler; daha önce kesinlikle gördüğümüz sıradan karakterler; anne-oğul ilişkileri; ayrılık vakti teması… Dolan bu temalar etrafında dolanıp durmaktan vazgeçmiyor ve üstüne üstlük filmin romantik havasını da tam olarak sağlayamayınca (temposunu hiç de iyi ayarlayamayan bir aşk öyküsü karşımızda) Dolan’ın en kötü işlerinden birisi karşımıza çıkıyor. Düşüşe geçen Dolan sineması kan kaybetmeye devam ediyor. 5/10

Puan
  • 6/10
    Gloria Mundi - 6/10
  • 9.5/10
    Ve Sonra Dans Ettik - 9.5/10
  • 6.5/10
    Yeni Baştan - 6.5/10
  • 7.5/10
    Monos - 7.5/10
  • 5/10
    Matthias & Maxime - 5/10
6.9/10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest