AVENGERS: INFINITY WAR – İNCELEME

Marvel’in 6 aylık aralıklarla karşımıza çıkardığı ve hepsini bir noktaya toplayacağını iddia ettiği Infinity War, seyirci rekorlarıyla sinema dünyasına iddialı bir giriş yaptı. Marvel Sinematik Evreni’nin neredeyse tüm kahramanlarını bünyesinde bulundurarak adeta bir ‘casting’ şovuyla oldukça maliyetli, bol efektli Infinity War, çoğu kişinin tercihine göre şimdiye kadar yapılmış en iyi Marvel kahraman filmi.

Bizce de öyle.

Bundan önceki onlarca filminde, yalnızca belli başlı süper kahraman odaklarıyla, hiçbir altyapısı olmayan kötü kahramanların amansız, bol efektli ve gürültülü kapışmalarını sinema perdesine taşıyan Marvel, Russo kardeşlerin seride önemli bir yer elde etmesiyle birlikte hikayesel derinliğe gereken önemi vermeye başladı.

Bundan önceki filmlerde ufaktan sinyallerini aldığımız ve inceden hepsinin bir noktada toparlanacağını düşündüğümüz yüzeysel olaylar, Marvel’in en iddialı kötü kahramanıyla Infinity War’ın temasını oluşturuyor. Karşımızda Thanos.

Thanos, bizlere yeni bir boyut kazandırmasa da en azından derinliği olan bir kötü. Daha önceki filmlerde olduğu gibi, ‘Dünya’yı yok edeceğim, çünkü canım istiyor’ havasında bir karakter olmadığı için, kendisini izletiyor. Son zamanların en popüler tartışması ‘nüfüs azaltımıyla kaynakların verimli kullanılması’, Thanos’un temel ideolojik altyapısını oluşturuyor. Yaşadığı gezegen Titan’dakilerin, gezegenin kaynaklarını fütursuzca kullanması sonucu başlarına felaket geliyor. Thanos da bunların bir daha yaşanmaması adına, rastgele (en derin ideolojik temelle) nüfusun yarısını öldürme ideasıyla evrensel bir katliama başlıyor. Ancak, ‘merhametli’ olduğunu gerek flashbacklerle, gerekse Gamora sahneleriyle anladığımız Thanos, insanlara acı çektirmekten ziyade, tüm bu çabayı tüm ‘Sonsuzluk Taşları’nı kendisinde toplayarak bir parmak şıklatmasıyla sona erdirmek istiyor.

Thanos’un iyilik ve kötülükle dansı, sahip olduğu güçle birleşince, gerçekten ‘ciddiye almaya değer’ bir kötü kahraman izliyor hissine kapılmamız çok uzun sürmüyor. Ancak neticede, her ne kadar gündelik hayatlarında birbirleriyle, devletle ya da halkla yaşadıkları sorunlar olsa da, ‘saf iyilik’le dolu karakterlerimiz canlılığın yarısının yok olmasına şiddetle karşı çıkıyor ve Sonsuzluk Savaşı başlıyor.

Film, bu kadar çok süper kahramanı nasıl bizleri baymadan anlatacağını çözmüş bir şekilde, hikayesini birkaç farklı koldan akıtıyor. Yani, tüm süper kahramanları toplayıp bizlere 2 saatlik meydan savaşları izletmektense, ekipler haline bölünmüş süper kahramanların oldukça fazla mekan ve varyasyonda Thanos ile kapışmasını izliyoruz.

Ancak, film belirli noktalarda kesinlikle kurgusal aksaklıklardan uzak kalamıyor. Bu kadar değerli bir savaşta, dozunun biraz fazla kaçtığını hissettiğimiz mizah ögeleri bizleri Thanos’un korkutucu atmosferinden uzaklaştırıyor. Bir de bunun üstüne, savaş sahnelerinde, süper kahramanların gereksiz duygusal patlamalarıyla her şeyin tepetaklak olup avuçlarının itina ile boş kalıyor olması eklendiğinde, filmin kasıtlı olarak ‘süre uzatma’ ilüzyonuna kapıldığını görüyoruz.

Hakkını teslim etmemiz gereken görsel efektlerin ve ses efektlerinin eşliğinde, filmin son virajına doğru girerken Star Lord’un Thanos’la kapışmasında yaptıkları, bizleri kesinlikle kurgusal anlamda tatmin etmiyor. Final sahnelerinde de Thor’un bir sürü opsiyonu varken Thanos’u alt etmek için en kötü yolu seçiyor oluşu, kesinlikle zorlama geliyor.

Ancak, film mutsuz sonla bitiyor. Bu da süper kahraman filmlerinde nadir gördüğümüz etmenlerden. Thanos, gerçekten de şanına yakışır şekilde, tatmin edici bir süper kahraman kıyımı gerçekleştiriyor ve ilk defa, cesur bir süper kahraman filmiyle, perdenin kapanışını izliyoruz.

Ne yazık ki senaristler ve Marvel, hikayeyi burada bitirmektense, ‘mutlu son’un geleceğini garantilediği ikinci filmi seneye bizlerle buluşturuyorlar. Çünkü bu filmin varlığı bile, serinin mutlu sonla biteceğine bir işaret. Bu da aslında destansı bir sonu olan Infinity War’ın final sahnelerinin içini çok boşaltıyor.

Infinity War, yüzeysel savaş sahneleri ve nadiren komik diyaloglarıyla, başarılı süper kahraman kullanımı ve hikaye anlatım tercihiyle, muhteşem görsel efektleri ve ses efektleriyle sinemadan tatmin ayrılmamızı sağlıyor, ancak yine de süper kahraman filmlerinden beklediğimiz elbette bu değil…

Marvel’in en iyi filmi, ancak çok iyi bir film değil.

  • 8/10
    Yönetmenlik - 8/10
  • 6/10
    Kurgu - 6/10
  • 6.5/10
    Senaryo - 6.5/10
  • 6/10
    Oyunculuk - 6/10
  • 8/10
    Sinematografi - 8/10
  • 6/10
    Diyaloglar - 6/10
  • 7.5/10
    Ses ve Müzik - 7.5/10
6.9/10

Özet

+ Thanos
+ Süper kahraman kullanımı
+ Görsel efektler
+ Güçlü ince mesajlar (çizgi romanlara)
– Dozunu aşan mizah
– Derinliksiz, klişe diyaloglar
– Kurgusal aksaklıklar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest